İşveren Markası Nedir?
1.)İşveren Markası nedir? 
İşveren markası 1990’lı yılların başında ABD’de literatüre girmeye başladı.Kavramının tasarımcısı Simon Barrow, işveren markasını “işveren tarafından sunulan fonksiyonel, ekonomik ve psikolojik yararlar paketi olarak” tanımlamıştır.   İşveren markasını ‘’çalışılabilecek en iyi yer’’ algısının oluşturulması, yada ‘’en beğenilen şirket olma’’ algısını oluşturacak çalışmaların bütünü olarak da tanımlanabilir.
 
Burada fonksiyonel ve ekonomik yarlar; işletmelerde fiziksel çalışma şartları, ücret ve yan haklar, sosyal imkanları gibi faktörler mevcut ve potansiyel çalışanların elde edecekleri ihtiyaçlarını karşılamaktadır. 
 
Psikolojik yararlar ise çalışanların öz kimliklerini koruma, kişisel imajlarını geliştirme, kendilerini ifade etme, saygınlık kazanma, adil yönetim, objektif değerlendirme gibi duygusal ihtiyaçları karşılamaktadır.
 
İnsanlar işe sadece fonksiyonel ve ekonomik yararlardan dolayı elde edecekleri ücret ve yan haklardan dolayı işe girmezler. En az bunlar kadar  önemli olan psikolojik yararlardan dolayı işveren tercihlerinde bulunurlar.
 
Şirket  ve işveren marka değeri mevcut ve potansiyel çalışacakların tercihlerini etkileyecek en önemli ihtiyaç; psikolojik veya duygusal ihtiyaçlardır.  
 
Gelecekte fonksiyonel yararların mevcut ve potansiyel çalışanların tercih edeceği en önemli ihtiyaçlardan biri olacağını söylenebilir. Fonksiyonel ihtiyaçlar olarak; iş ve sorumlulukların net tanımlandığı, yeni projelerin üretildiği, yeni teknolojileri uygulayan, iş zenginleştirme, rotasyon vb sıralanabilir.
 
2000’li yıllarda yurt dışında firmaların işveren markasına odaklanmaya başladığı görülmekte, ancak ülkemizde 2010 sonrası büyük firmalarda insan kaynakları departmanlarının işveren markasına yönelik çalışmalara ağırlık verdiğini görüyoruz.
 
Ülkemizde yetenek sayısının yetersiz olması, mevcut çalışanları elde tutmak, yeni kuşakların beklentilerinin yüksek olması, potansiyel yetenekli adayların şirket bünyesine kazandırılması için işveren markası çalışması önem arz etmektedir.
 
Mevcut çalışanlar ve potansiyel yetenekler müşteri olarak görülüp, çalışılacak en iyi firma olmak için insan kaynakları ve kurumsal iletişim bölümlerinin yaptıkları çalışmaların bütününe işveren markası olarak görebiliriz.
 
2.)İşveren markasının işletmeler açısından önemi:  
Şirketlerde ürün ve hizmet marka değeri işletmelerin geleceği açısından ne kadar hayati ise işveren marka değeri de benzer derece öneme sahiptir. 

Global rekabetin yüksek olması, 2012 sonrası özellikle iletişim teknolojilerinin hızlı gelişmesi (Mobil iletişim, sosyal medya kanalları vb) şirket içi ve insanlar arası içi iletişimi derinden etkilemiş, sanal iletişim yüz yüze iletişimi yerine geçmeye başlamıştır. Hızlı gelişen iletişim teknolojileri şirket bilgilerinin güvenliğini de riske etmiştir.
 
Yeteneklerin kıt olması, rekabette insan faktörünün en önemi, mevcut iyi çalışanları elde tutmak, potansiyel çalışacakların işletmeye çekilmesi için işletmelerin işveren markasına yönelmesini zorunluluk haline getirmiştir.
 
İşveren markasına yatırım şirketler hem mevcut çalışanlarını elde tutmada hem de potansiyel yetenekleri kendi bünyelerine katmak için vizyon ve misyonlarına entegre edilmiş, stratejik planlarla desteklenmiş çalışmalarla daha başarılı olacakları kesin.
 
Olumlu olumsuz her şeyin çok çabuk duyulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden işveren markasına yatırım yapan firmalar risklerini yönetebilirken, yatırım yapmayan firmalar ciddi eleman bulma sorunları yaşayacaklardır.
 
İşletmeler sadece kendi çalışanları için değil tedarikçileri içinde işveren marka çalışmasını teşvik etmelidir.
 
3.)İşveren markasının insan kaynakları departmanı açısından önemi:  
Özellikle ülkemizde insan kaynakları departmanlarının işletmelerin stratejik ortağı olmasının yolunu açacak en önemli çalışma işveren marka çalışmasında göstereceği başarı olacaktır. İşveren markasına yatırım yapmayan işletmelerde insan kaynakları operasyonlarla uğraşmaktan pek öteye gidemeyecektir.  
 
2010 sonrası büyük firmaların işveren markasına yapmış oldukları yatırımlar sonucu insan kaynakları departmanlarının özellikle Simon Barrow’un ‘’işveren tarafından sunulan fonksiyonel ve ekonomik, psikolojik yararlar’’ konusunda başarılı oldukları görülmektedir. Ancak psikolojik yararlar konusunda halen kat edilmesi gereken çok işler var.
 
İşveren markasına yatırım yapmayan işletmeler gelecekte insan kaynakları departmanlarının kapısına kilit vurmak durumunda kalacaklardır.
 
4.)İşveren markası yönetiminde mevcut çalışanlar ve potansiyel çalışacaklara yönelik yapılabilecek çalışmalar:  
 
Simon Barrow  “işveren tarafından sunulan fonksiyonel, ekonomik ve psikolojik yararlar paketi olarak” tanımlamıştı. 
 
Bu kapsamda mevcut çalışanlar açısından işveren marka çalışmaları; 
Fonksiyonel yararlar; şirket vizyon ve misyonu, hiyerarşik yapı, departmanların fonksiyonları, iş tanımı ve sorumluluklar, yıllık hedefler ve değerlendirme metotları, şirketin stratejik planları, eğitim imkan ve fırsatları, kurumsal alt yapıyı oluşturan faktörler net tanımlanmalıdır. Yeni projeler, yeni teknolojilerin uygulanması, iş zenginleştirme, rotasyon ve kariyer geliştirme çalışmaları ile desteklenmelidir.
 
Ekonomik yararlar; adil ve iş değerlendirmesine dayalı ücret ve yan haklar net olarak tanımlanmalı. Burs imkanları, yüksek lisans yapanların teşvik edilmesi. Somut hedeflere dayalı başarılarda primi esas alan ücret sistemlerin kurulması, KPI belirlenmesi, analizi ve aksiyon planlarının oluşturulması. 
 
Psikolojik yararlar;  çalışan gelişim planları, kendini ifade edecek iletişim kanalları, kişisel imajlarını geliştirme imkanları, adil yönetim, saygınlık kazanma, inisiyatif kullanma fırsatları, sosyal aktiviteler, çalışanların ailelerine yönelik ziyaretler, fiziksel çalışma şartlarının iyileştirilmesi, üstü ile olan iletişim kanallarının geliştirilmesine yönelik programlar. 
 
 Potansiyel çalışacak adaylar açısından işveren marka çalışmaları:
 
  1. Açık pozisyonlarında iş ilanlarının net tanımlanması, davet edilen adaylara gereken değerin verilmesi,
  2. Görüşme yapılan adaylara firmanın pazarlanması
  3. Tüm adaylara olumlu olumsuz geri bildirimlerin zamanında yapılması
  4. Yetenekli adayları çekmek için konusunda uzman özel istihdam firmalarından hizmet alınması
  5. Sosyal sorumluluk projelerine destek verilmesi
  6. Maaşların, vergilerin ve tedarikçi ödemelerinin zamanında ödenmesine önem verilmesi
  7. Kayıt dışı çalışmaların ortadan kaldırılması
  8. Resmi ve sivil toplum örgütleri ile iyi ilişkilerin kurulması
  9. Üniversitelerde kariyer günlerine katılarak işveren markasının pazarlaması
  10. İşletmede staj imkanlarının sunulması,
  11. Web sitesinde işveren markasına yönelik çalışmalara yer verilmesi
  12. Şirket başarılarının web sitesinde yer alması
  13. Şirket içinde uygulanan sosyal projelere web sitesinde yer verilebilir.  
5.)İşveren markası çalışması sizi rakiplerinizden kolaylıkla ayrılmanızı sağlar:  
İşveren markasına yatırım yapan işletmeler; mevcut çalışanlarını elde tutmada potansiyel yetenekleri işletme bünyesine çekmede başarılılar. İşletmeler rakiplerinden farklı yönlerini ön plana çıkarıp, bunu hem çalışanlarına hem de potansiyel adaylara pazarlamalıdır. 
 
6.)İşletmelerde işveren markası eğilimi hangi boyutlardadır?  
Halen işletmelerimizin işveren markasına yönelik çalışmaları çok yetersizdir. ISO 1000 içindeki firmaların bile çok azında işveren markasına yönelik çalışmalar var. Bunun bir çok nedeni var. Bunların başında şirketlerin öz sermayenin yetersiz olması, ayakta kalma çabaları, rekabet şartlarının fazla olması, ahbap çavuş ilişkilerinin yüksek olması, markalaşmama, tedarikçi firma olmalarından kaynaklı maliyet baskısı, ar-ge yatırımlarının çok yetersiz olması, insan kaynakları sistemlerinin yetersiz veya hiç olmayışı, yetenekli insanları alamamaları, kayıt dışı uygulamalar vb bir çok faktör sayabiliriz. 
 
7.)Çalışanlar açısından işveren markasına yaklaşım: 
İş arayan veya işini değiştirmek isteyen bir çok adaya niçin iş aradığını sorduğunuzda herkes kurumsal firmada çalışmak istediğini söylemektedir. Bu da işletmelerin işveren markasına yatırım yapmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
 
İşveren markasının gelişmesi açısından sadece işletmelerin yatırım yapması yetmez, çalışanların da bu markanın geliştirilmesine katkı sunmalıdır. Çalışanlar da kendi gelişimleri için kendi mesleklerinde yenilikleri takip etmeli, kişisel gelişimlerine özen göstermesi, eksik yönlerini geliştirmek için kişisel planlar yapmalı, iş dışında da işveren marka değerine göre davranmalıdır.
 
İşveren markasının geliştirilmesinde orta ve üst düzey yöneticilere de büyük görevler düşmektedir. Özellikle adil yönetim, fırsatların eşit sunulması, iş delegasyonu ve çalışanların gelişimine yönelik planlarda etkin olması işveren markası açısından kritik öneme sahiptir.
 
Cengiz Karaman
HUMAN KAPİTAL İNSAN KAYNAKLARI VE DAN.HİZ.ŞTİ.